Sayfa: [1]   Aşağı git
Gönderen Konu: ŞAKK-I KAMER MU'CİZESİ  (Okunma Sayısı 181 defa)
OfluCemal
Cemal SARIOĞLU
Global Moderator
Çalışkan Üye
*

Rep Puanı: +21/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 246



WWW
« : 21 Ağustos 2007, 18:54:55 »

Kureyşli müşrikler, Resûl-i Ekrem Efendimizin davasını tasdik eden bir çok mu'cizeye şâhid oldukları halde, yine de inad ve inkârlarından vazgeçip ona sadakat ellerini uzatmıyorlardı. Gördükleri her mu'cizeye bir kulp takarak nazarlarda küçük ve basit bir hâdiseymiş gibi göstermek isteyerek, hem kendilerini, hem de halkı aldatma yoluna gidiyorlardı. Zaman zaman da akıllarınca Resûl-i Ekremi güç durumda bırakmak niyetiyle kendilerince meydana gelmesini mümkün görmedikleri isteklerde bulunuyorlardı. "Eğer, gerçekten Allah tarafından vazifelendirilmiş bir peygamber isen, şunu şunu yap, şunu şunu göster de, görelim" diyorlardı.
Bu isteklerde bulunurken maksatları imân etmek değildi. Bilakis Kâinatın Efendisini güç durumda bırakmaktı. Fakat, Cenab-ı Hak, müşriklere karşı sevgili Resûlünü hiç bir zaman güç durumda bırakmıyor ve hiç bir zaman muâvenet ve muhafazasını üzerinden eksik etmiyordu.
Yine bir gün Kureyş'in ileri gelenlerinden Ebû Cehil, Velid bin Muğire gibilerin de içinde bulunduğu bir grup müşrik, Peygamber Efendimize gelerek,
"Eğer sen, gerçekten söylediğin gibi Allah tarafından vazifelendirilmiş bir peygamber isen bize Ay'ı ikiye ayır. Öyle ki, yarısı Ebû Kubeys Dağı, diğer yansı Kuaykıan Dağı üzerinde görülsün" dediler.
Resûl-i Ekrem Efendimiz,
"Şayet bunu yaparsam, îmân eder misiniz" diye sordu.
Onlar,
"Evet, îmân ederiz" dediler.
Dâvâsında haklı ve doğru olduğunu göstermek için mu'cizeyi istemek Peygamberin vazifesidir. İstenilen mu'cizeyi yaratan ise Cenâb-ı Hak'tır.
Ay'ın bedir haliydi, yani en güzel göründüğü 14. gecesiydi. Kâinatın Efendisi, Allah'ın emir ve iradesi dâiresinde hareket eden Ay'a şehâdet parmağıyla işâret etti. Bu işaret-i Nebevî kâfi geldi ve ay ikiye ayrıldı. Öyle ki yarısı müşriklerin istedikleri gibi Ebû Kubeys Dağı üzerinde, diğer yarısı ise Kuaykıan Dağı üstünde iki parça halinde göründü.
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, orada bulunan halka,
"Şahid olunuz! Şahid olunuz!"269 diye seslendi.
Bu apaçık mu'cize karşısında da müşrikler, inad ve inkârlarından vazgeçmediler. Üstelik,
"Bu da Ebû Kebşe'nin oğlunun bir sihridir"270 diyerek asılsız bir te'vilde bulunarak kendi kendilerini aldatma ve teselli etme yoluna saptılar. Gözleri önünde cereyan eden hâdiseyi elbette inkâr edemezlerdi. İnkâr edemedikleri için de, çıkar yol olarak "sihirdir" demek zorunda kalıyorlardı!

Etraftan Gelenlerin Aynı Hâdiseyi Haber Vermeleri
Sırf Resûl-i Ekrem Efendimizin davasına tasdik etmemek için bu apaçık mu'cizeye "sihirdir" diyen müşrikler, aralarında şöyle konuşmaktan da edemediler:
"Şayet Muhammed büyü yaptı ise, bu büyüsü bütün yeryüzünü kaplayamaz ya! Etraftan gelecek olan yolculara soralım, bakalım onlar da gördüklerimizi görmüşler mi?"271
Etraftan gelen yolculara sordular. Onlar da aynısını gördüklerini itiraf ettiler. Bütün bunlara rağmen, ruhen ve kalben tefessüh etmiş, şirkle gönüllerini kirletmiş müşrikler, "iman ederiz" va'dinde bulundukları halde inanmadılar, ebedî saâdetin kaynağına koşmadılar. Üstelik arkasından da şöyle dediler:
"Yetim-i Ebû Talib'in sihri semâya da tesir etti!"272
Müşriklerin, Peygamber Efendimizin bu parlak mu'cizesini inkâr etmeleri üzerine, Cenab-ı Hak, inzal buyurduğu âyet-i kerimelerde hâdisenin vuku bulduğunu bildirip, onlarınsa imansızlıkta, yalanda diretip durduklarını beyân etti:
"Kıyâmet yaklaştı, ay yarıldı.
Onlar bir mu'cize görseler yüz çevirir ve 'Bu kuvvetli bir sihirdir' derler.
Peygamberi yalanlayıp kendi heveslerine uydular. Fakat takdir edilen herşey bir gayeye ulaşacaktır." 273

269. Müslim, 8/132; Tirmizî, 5/397; Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned, 1/447
270. İbni Kesîr, Tefsir: 4/262
271. Tirmizî, 5/398; Kâdı İyaz, Şifâ: 1/238; İbni Kesîr, Tefsir: 4/262
272. Kâdı İyaz, Şifâ: 1/238
273. Kamer Sûresi, 1-3

Kaynak:
Kainat' ın Efendisi (ASM), Salih Suruç

Logged

ALLAH'TAN KORKANA, ÖLÜM YÂR GELİR,
   ÖLÜMDEN KORKANA, DÜNYA DAR GELİR...
DOSTU DA DÜŞMANI DA, İNSANIN KENDİSİDİR,
   YA NEFSİNİN KÖLESİ, YA DA EFENDİSİDİR...

muzafferaltuncu
VIP Üye
*

Rep Puanı: +18/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2795


« Yanıtla #1 : 28 Ekim 2008, 00:09:46 »

Paylaşımın için teşekkürler !!!!!!!!!
Logged

gökçe5434
Bayan Üye
VIP Üye
*

Rep Puanı: +32/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2502



« Yanıtla #2 : 30 Ekim 2008, 12:22:59 »

güzel bi paylaşım teşekkürler
Logged

ßeLki Sandığın Kadar Ukala,
ßeLkide Tahmin Edemeyeceğin Kadar Mütevaziyim.
ßiraz SakLıyım ßazen YasakLıyım.
Kimseyi Örnek ALmam.
Kimseye Örnek OLmam.
Arkama ßakmam.
'AsLa' Demem.
'Keşke'Leri Sevmem !!
ELeştiri DinLerim Nasihat DinLemem !!
Kimse ßana MasaL AnLatmasın
Çocukkende Sevmezdim Zaten..!



Komedyen değilim ama gülebilecek birsürü nedenim ve güldürebilecek şahıslar var..
Bozuk para değilim ama harcanmış zamanlarım var..
Dilsiz değilim ama bazen suskunluklarım var..
Boş konuşmam ama güçlü cümlelerim var..
Megaloman değilim ama büyüleyici bir BEN var..
Artist hiç değilim ama "Farklı olmak değil Fark yaratmak" kanımda var..




caglayesili28
VIP Üye
*

Rep Puanı: +73/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2383



« Yanıtla #3 : 30 Ekim 2008, 15:14:26 »

tesekkurler paylasım için
Logged

Sana bakmak , bir beyaz kağıda bakmaktır.
her şey olmaya hazır ...
Sana bakmak , suya bakmaktır.
gördüğün suretten utanmak...
Sana bakmak , bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır...
Sana bakmak ..
Allah'a inanmaktır ..


Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz Yada Giris Yapınız


Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz Yada Giris Yapınız
[IMG]
SENSİZLİK ÖLÜMDEN BETER...

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  



Pagerank